Home » News » Karabağ sorunu ya gerçekten çözülürse?

Karabağ sorunu ya gerçekten çözülürse?

 Karabağ sorunu ya gerçekten çözülürse?

Dağlık Karabağ sorununun çözülmesi olasılığı her geçen gün artıyor.

Doğruluğu tartışmalı olmakla birlikte, İnternet’in güncel ansiklopedisi Wikipedia iki gün önce Azeri ve Ermeni liderliğinin Karabağ’ın statüsünün belirlenmesi için referandum yapılmasına karar verdiklerini yazdı. Eğer Karabağ sorunu çözülecek olursa, bu çözümün sonuçları en az bu iki ülke kadar Türkiye’yi de ilgilendirecek. Çünkü:

1) Her şeyden önce Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmesinin önündeki en önemli engel ortadan kalkacak. Türkiye’nin özellikle Avrupalı muhataplarına bu ülkeyle ilişkilerini geliştirmekte neden bu kadar çekimser davrandığını daha yüksek sesle anlatması gerekecek. Ama sonunda diplomatik ilişki kurulacak ve sınır kapıları açılacak. Ermenistan da Türkiye’nin sınırlarını istese de, istemese de tanıyacak.

2) Karabağ sorununun halkların kendi kaderini belirleme hakkı çerçevesinde çözülmesi, Karadağ’da olanlar ve Kosova’da olacaklar göz önüne alındığında Kıbrıs sorununun çözüm yöntemi üstünde de etkili olacak. Rum tarafı uzlaşmaya yanaşmaması halinde iki devlet çözümü daha fazla anlam kazanacak. Bundan sonra kimsenin sınırların askeri güçle değiştirme devrinin kapandığını söylemeye hakkı olmayacak.

3) Karabağ sorununun çözümü Ermenistan ile Azerbaycan’ın yakınlaşmasına, Kafkasların NATO ve AB’ye daha da sıcak bakmasına yol açacak. Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı ile Rusya’ya olan bağımlılığı iyice azalmaya başlayan Azerbaycan’ın Batıya yakınlaşması, bu bölgenin AB açısından öneminin daha da artması, dolayısıyla Türkiye’nin AB üyelik perspektifinin güçlenmesi mümkün olacak.

Ancak tüm bunların gerçekleşmesi Wikidepia sayfalarına taşan dedikoduların gerçek olmasıyla mümkün. Her ne şekilde olursa olsun, Karabağ sorununun çözümü yolunda adım atılmazsa, yukarıda sözünü ettiğimiz üç değişimin hayata geçmesi çok zor. Türkiye’nin bunca yıl sonra ve aralarında bunca çıkar bağı oluşmuşken Azerbaycan’a rağmen, tüm söylediklerini unutup, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesi neredeyse imkansız.

Üstelik, Azeri liderliğinin elindeki hukuki, siyasi, ekonomik ve askeri kozlar sürekli güçlenirken, sonucu baştan belli bir referanduma razı olması da hiç kolay değil. Ama diğer yandan müzakerelerin yıllardır yapıldığı, tarafların temel parametreler üstünde anlaştığı, sadece detaylarda takınıldığı düşünüldüğünde, uzlaşmanın da imkansız olduğunu söyleyemeyiz.

Hatırlanacağı gibi, BM Güvenlik Konseyi üç önemli kararında

(853,874, 884) Dağlık Karabağ’dan Azeri toprağı olarak söz ediyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi de Karabağ’ı işgal edilmiş toprak olarak görüyor, yapılan seçimleri meşru kabul etmiyor. Kısacası uluslararası hukuk ve destek Azerbaycan’dan yana, dolayısıyla da Azeri liderliğinin böylesi bir çözüme yanaşması zor.

Diğer yandan müzakereler yıllardır devam ediyor. Her ne kadar şubat ayındaki Rambouillet görüşmeleri nihai hedefine varamadıysa da, görüşmeleri yakından takip edenler tarafların pek çok konuda anlaşmaya yakın olduğunu söyledi. Ayrıca geçtiğimiz haftalarda tarafların kısa da olsa Polonya’nın Bükreş Büyükelçiliği’nde bir araya gelmesi çözüm umutlarını güçlendirdi.

Bükreş buluşmasından dışarıya sızan bilgiler Azerbaycan’ın Karabağ için mümkün olan en fazla özerkliğe razı olduğu ama Ermenistan’ın teklifi olan referandumu kabul etmediği yönündeydi. Şimdi gelen haberler Azerbaycan’ın referandumu da kabul ettiğine işaret ediyor. Eğer bu bilgi doğruysa, bu hem sorunun çözümünün olacağını, hem de Türkiye’nin karşısına yepyeni fırsatlar çıkacağını gösteriyor.

30.06.2006 / Mensur Akgün / Yorum

News Source:  Referans

03.07.2006

Leave a Comment

*

Copyright © 2026 Tabdc.Org Sitemizdeki İçeriklerin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz. Akgün Medya

Scroll to top