Home » News » Ermenistan’la ilişkileri geliştirme zamanı

Ermenistan’la ilişkileri geliştirme zamanı

  Ermenistan’la ilişkileri geliştirme zamanı

Hakan Aksay

Hrant Dink ‘in öldürülmesinden hemen sonra bir Ermeni TV kanalı benimle mülakat yapmak için muhabir gönderdi. Sorular genellikle Türk-Ermeni düşmanlığını körükleyecek tarzda bina edilmişti. Verdiğim cevaplar muhabiri tatmin etmemiş olacak ki, sonunda şöyle dedi:

– Ama bugün Ermenistan’da herkes Türklerin Ermenileri öldürmeye devam ettiğini düşünüyor. Buna ne dersiniz?

Ona o sırada bir TV kanalında “Hepimiz Ermeniyiz” diye yürüyen binlerce insanı gösterdim.

Aklıma 80’li yılların başında, Sovyetler’de ilk tanıştığım Ermeni gençler geldi. Ben onlarda “enternasyonalizm ruhunu” ararken, karşılaştığım pek de dostça olmayan tavırlar karşısında şaşırıyordum. Sonra Ermeniler arasında “1915’ten kalan kanlı anılar” ın hem ailelerde, hem de okullarda alınan eğitimin değişmez bir parçası olduğunu öğrendim. Ve iki halk arasındaki dostluğun yeniden kurulmasının ne kadar zor olduğunu hissettim.

Ancak giderek yakından tanıştığımız Ermeni gençlerle bu düşmanlığın aşılmasının imkânsız olmadığını gördüm. Bunun için gereken tek şey, adım atmaktı; burnundan kıl aldırmayan tavırlara kapılmadan/aldırmadan dostluk elini uzatmak ve samimi olarak onları anlamaya çalışmaktı. Sonuçta kimse aşağılanmadan tanışmanın ve dost olmanın mümkün olduğu ortaya çıkıyordu.

Erivan’a yönelik adımlar…

Dink’in öldürülmesi Türkiye’deki siyasi-ahlaki ortamı sarstı. Cinayete karşı verilen kitlesel tepki, bir taraftan milliyetçiliğe, azınlıklara yönelik baskılara karşı çıkma imkânlarını arttırırken, diğer yanıyla da uluslararası alanda yeni bir adım atmak için koşulları kendiliğinden olgunlaştırdı. Madem Türk-Ermeni düşmanlığının körüklenmesi ve Türkiye’nin kendi iç sorunlarına mahkûm edilmesi katliamın amaçları arasındaydı, o halde hedefleri tam tersi yönde belirlemek gerekiyordu.

Türkiye kamuoyunun bugün Ermeni konusunu eskiye oranla çok daha açık tartışabilecek duruma geldiği ortada. Bu gelişmenin de ışığında şimdi Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi yönünde cesur adımlar atılabilir. 14 yıldır sınırları kapatmış ve diplomatik ilişkileri dondurmuş olduğumuz bu komşu devlet ile yeniden ilişki kurmamız kolay değil. Ama mümkün. Dahası gerekli. Suriye’den Yunanistan ve Bulgaristan’a kadar uzanan komşularla yakınlaşma hamleleri, Kıbrıs konusundaki gelişmeler, bugün Ermenistan’la da ilişkilerin düzeltilmesini zorunlu kılıyor.

Bunun için son yıllarda yavaş da olsa bazı adımlar atıldığı bir gerçek. Başbakan Tayyip Erdoğan ‘ın 15 Nisan 2005’te Ermenistan Başkanı Robert Koçaryan ‘a bir mektup göndererek tarihçilerden oluşan bir komisyon kurulmasını önermesi, Koçaryan’ın ise başta diplomatik bağlar olmak üzere askıdaki ikili ilişkileri ele alacak bir başka komisyon fikrini ortaya atması, sonuçta diyaloğun başlama işaretleriydi. Viyana’da süren görüşmelerde sıçrama yapılabilmesi için gerekli bazı ölçütler netleşmişe benziyor.

Şablonları aşmak…

Erivan yönetiminin “Ankara’nın soykırımı kabul etmesi” önkoşulundan vazgeçmesi gerektiği ortadadır. Bu konuda fikrini sorduğum Kremlin’e yakın Ermeni siyaset uzmanı Andronik Migranyan , Ermeni yönetiminin artık koşulsuz görüşmeye hazır olduğunu ve başta Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan olmak üzere resmi yönetim adına bu yönde açıklamalar yapıldığını vurguladı.

Türkiye ise Ermenistan’la ilişkilerini “Dağlık Karabağ sorununun çözümü” ve “Azerbaycan’ı küstürmeme” ekseninden çıkarmak durumundadır. Dün görüştüğümüz Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi Eşbaşkanı Kaan Soyak , birincisi, bu yaklaşımın yıllardır sonuç vermediğini; ikincisi, şu anda Karabağ sürecinin dışında kalmış olan Ankara’nın, Erivan’la sorunlarını çözerek ve siyasi, ekonomik ilişkiler içine girerek konumlarını güçlendirmesiyle birlikte, Bakû’yu destekleme şansının da artacağını savundu. Soyak, atılacak ilk adımlardan birinin Ermenistan sınırını açmamız ve ticari-ekonomik ilişkileri geliştirmemiz olduğunu vurguladı.

Bu yakınlaşmada, iki ülkenin resmi ve siyasi çevreleri kadar sivil örgütlerin, en başta işadamlarının, araştırmacıların, gazetecilerin ve sanatçıların da büyük katkıları olabilir.

News Source:  Rusya Online

31.01.2007

Leave a Comment

*

Copyright © 2026 Tabdc.Org Sitemizdeki İçeriklerin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz. Akgün Medya

Scroll to top