Ermenistan’ın güvenlik zafiyeti Avrasya Birliği’ne çıkıyor – Turkish Armenian Business Development Council
Home » General » Ermenistan’ın güvenlik zafiyeti Avrasya Birliği’ne çıkıyor

Ermenistan’ın güvenlik zafiyeti Avrasya Birliği’ne çıkıyor

Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın, 3 Eylül’de  Moskova’da  Putin’le gerçekleştirdiği ikili görüşme sonrası yaşanan gelişmeler,  Türkiye’de  “Kafkas uzmanları”  ve  basın  tarafından masaya yatırılıp yorumlanmaya başlandı.

Ermenistan, bu görüşmede Rusya-Belarus-Kazakistan’ın oluşturduğu Gümrük Birliği’ne girmek istediğini, gelecekte kurulacak Avrasya Ekonomik Birliği’nde de yer alacağını açıkladı. Uzmanlar tarafından geleneksel bakış açısından sıyrılamayarak yapılan açıklamaların çıkış noktası, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile Avrasya Birliği arasında kaldığı ve en sonunda  Rusya’ya teslim olduğu hatta Avrupa’nın kapısını kendi elleri ile kapattığı. Bugün karşımızdaki manzaraya baktığımızda bu denli ezber ve yüzeysel söylemler gerçekle pek bağdaşmamakta.

Şubat 2013`te Sarkisyan seçim kampanyasında Ermenistan’ın Rusya ile ilişkilerini “stratejik” olarak nitelendirmiş,  ABD ve Avrupa ile ilişkilerini ise “iyi komşuluk” çerçevesinde değerlendirmekle yetinmişti. Sarkisyan, Karabağ bölgesinin geleceği için Rusya’nın desteğinin kaybedilmemesi gerektiğini netçe belirtiyordu. Seçimlerden hemen sonra uluslararası uzmanlar ve basın,  Rusya ile işbirliğinin artacağını ve Sarkisyan’ın yeni dönemde Rusya ile özellikle güvenlik alanında daha yakın işbirliği içinde olacağını tahmin etmekte ve yanılmamaktaydılar.

Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden bugüne, başta  güvenlik ve askerî alanlarda olmak üzere ekonomi ve siyasi alanlarda da “yumurtaların hepsini aynı sepete”  koyup,  bölgenin büyük ağabeyi Rusya ile ilişkileri geliştirmek  zorunda kalması,  Türkiye tarafından kapatılan sınırları ve uygulanan ekonomik ambargo, Rusya ile arası bozuk bir kuzey komşusu ile gelişemeyen  ilişkiler ve bölgede kendisine göz kırpan tek komşu olan İran düşünüldüğünde, bugün hâlâ Ermenistan için  kötünün iyisi bir perspektif vaat ediyor.

Ermenistan için  “AB ile Avrasya Birliği arasında bir tercih” belki de hiçbir zaman söz konusu olamadı. 20 yıldır farklı dinamikler ile hızlanan Türkiye-Ermenistan sınırının açılması, önkoşulsuz diplomatik ilişkilerin tahsisi, son olarak “Futbol Diplomasisi’nde” kat edilen yolun, Türk dış politikasının çıkarları sebebiyle “dondurulması” ve Türkiye’nin,  Dağlık Karabağ sorununda  MİNSK grubu üyesi olduğu halde taraf pozisyondan hâlâ taviz vermemesi, Amerika’nın telkinleri, AB’nin çabaları hatta İsviçre’nin ara buluculuğu ile de aşılamayınca, Ermenistan “mecburi istikametine” doğru  gönülsüz ve çaresiz  adımlarla 20 yıldır devam etmekte.

Rusya’nın bugün hâlâ Ermenistan’ın dış ticaretinde birinci sırada olması, borç nedeniyle  Rusya’ya devredilen tam gücüyle çalışmayan belki de kasıtlı olarak çalıştırılmayan stratejik sanayi tesisleri, Rusya’nın ülkedeki 102 sayılı askeri üssünün varlığı,  birçoğu Rus vatandaşlığına geçmiş ve Rusya’nın ekonomik ve siyaset hayatında oldukça önemli rol oynayan yaklaşık iki milyon Ermeni’nin yaşaması, demir yolları, haberleşme hatları, enerji (gaz, elektrik, petrol ve Metsamor Nükleer Santrali’nin çalışması için zenginleştirilmiş uranyum) açısından Ermenistan tamamen Rusya’ya bağımlı düşünülünce ülkenin gittikçe Rusya’ya yaklaşması ve son attığı adım hiç de şaşırılmaması gerek bir durum.

Diğer taraftan, Dağlık Karabağ konusunda son dönemde Rusya’nın tutumundan ve söyleminden rahatsızlanmaya başlayan Erivan’ın çekinceleri, Putin’in kurmaylarıyla birlikte yaptığı sürpriz Bakü çıkarması ve Aliyev’e yaklaşan seçimlerde bir nevi desteğini açık etmesi, Azerbaycan’a  alışılagelmişin üzeri  miktarda  ve saldırı amaçlı silah satışının gün yüzüne çıkması, Ermenistan’a verilen gaz fiyatlarının bir anda yükseleceğinin açıklanması, kısaca Rusya’nın “aba altından sopa sallaması”  hükümetin yüksek kademelerinde üye olunacağı tasarlanan Gümrük Birliği için kuşkusuz bir anda hızlı bir karar verilmesinin başlıca sebebi oldu.

Sarkisyan’ın gerekli adımları atmaya hazır olduğunu belirten söylemleri, Putin’in de Ermenistan’ın kararını desteklediği, sürecin hızlanması için yardımda bulunacağı kaydedilirken, Sarkisyan’ın ziyareti vesilesi ile Rusya Devlet Demiryolları, Ermenistan demiryolu ağına 15 milyar ruble (400 milyon dolar) yatırım kararı aldı. “Havuç Diplomasisi” 8 Kasım’da “Ermenistan ve Gümrük Birliği: Avrasya Entegrasyonunun Toplumsal Ölçümü” temalı toplantıda konuşan  Rusya’nın eski Erivan Büyükelçisi Kovalenko’nun vaatleri ile devam etti. Ermenistan ve Rusya’yı iki Hıristiyan ülke olduklarından dem vuran Kovalenko’dan Karabağ’ın bağımsızlığı tanınırsa, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin de Gümrük Birliği’ne üye olabileceğini öne sürdü.

Aynı toplantıda,  AB genişlemeden sorumlu komiseri, AB’nin kamu önünde Dağlık Karabağ konusunu bir koşul olarak ileri sürmemeye özen gösterdiğini belirtirken Azerbaycan ile bir anlaşma sağlanması çabalarının artırılması temennisi ile yetindi. Avrasya uzmanı Thomas de Waal, Ermenistanlı yetkililerin kararının güvenlikle ilgili olduğunu ve tek askeri müttefiklerini bir çırpıda kaybetmeyi göze alamayacaklarını anladığını belirtti. Öyle ki Erivan’ın Avrasya Birliği’ne “yanaşması” tüm tarafların tahmin edebildiği, hatta emin oldukları bir gelişmeydi.

Ermenistan halkı bugün tamamen Avrupa kültürü ve değerleri ile yaşamaktan yana bile olsa, büyük çoğunluk Rusya’nın garantörlüğünden aşikâr bir güven duyuyor. Türkiye’nin bölgesel ve askeri gücü, bunun yanında Azerbaycan’a olan desteğini hatırladıklarında sukut-ı hayale uğruyorlar. Bu anlamda Erivan’da yapılan küçük çaplı gösteriler ve genel moral bozukluğunun yanında, çoğunluğun Sarkisyan’ı bu konuda desteklediklerini görebiliyoruz. Muhalefet’in muhalefet yapmak için kullandığı “Rusya’yı istemiyoruz” nidaları kuşkusuz kendilerinin oluşturdukları “olası” bir hükümet durumunda bıçak gibi kesilecektir, çünkü durum Batı ya da Rusya yanlısı olmaktan ziyade bugün Ermenistan için tam anlamıyla bir “güvenlik sorunu” haline gelmiştir.

Ermenistan’ın AB ile ilişkileri, AB yetkililerinin de belirttiği gibi reformlar, demokrasi, insan hakları, sivil toplumla işbirliği alanlarında devam edecektir. Görüşmeler neticesinde son günlerde vize konusunda gelinen nokta oldukça ümit vericidir.

Türkiye bugün coğrafi ve kültürel anlamda Ermenistan’ın en yakın ve en kadim komşusu iken ne yazık ki sahneyi “Ermenistan’ın birinci ticaret ortağı Rusya’dır ve bu trend böyle devam edecektir.” diyen Putin’e bırakmış durumda. Ermenistan ve Türkiye arasındaki kayıtsız ve sadece Ermenistan’a yapılan tek yönlü ticaretten zengin edilen transit ülke Gürcistan aradan çıkarıldığında yani sınır açıldığında ve iki yönlü ticaret başladığında aslında kimin birinci ticaret ortağı olduğu ortaya çıkacaktır.

Davutoğlu, İsviçre ziyaretinden sonra “Biz, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine önem veriyoruz.” dedi. Bu, gerçekten önemliydi. 2015’e yaklaşırken artık herkes topun Türk tarafında olduğunu biliyor. Hükümetin, Kürt ve azınlık siyasetindeki alışık olmadığımız ve ayrık seslere rağmen emin adımlar ile atılan adımlarına Ermenistan açılımının da eklenmesi bekleniyor. Türkiye  4. yılına girdiğimiz Türkiye-Ermenistan protokollerini sudan sebeplerle kendisi dondurduğunu itiraf edip, bölgede “tarafsız” bir siyaset yürütmeye başlarsa, sadece iki ülke arasındaki sorunu çözmekle kalmayacak, güvenlik zafiyeti nedeniyle zorunlu ve kısıtlı bir dış politika sürdüren Ermenistan’ı özgürleştirecektir.

ALIN OZINIAN – ERMENISTAN’DA YAŞAYAN ARAŞTIRMACI-YAZAR

 

Copyright © 2018 Tabdc.Org Sitemizdeki İçeriklerin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz. Akgün Medya

Scroll to top