Ermeni tasarısında kilit isim Obama

ABD’nin eski Ankara Büyükelçilerinden Morton Abramowitz, Georgia Tech Üniversitesi Sam Nunn Uluslararası İlişkiler Fakültesi ile ortaklaşa düzenlediği, Türk dış politikasının Batı dünyasındaki algılanışı ve ABD’nin bu konuya bakışı konulu konferans verdi.
Morton Abramowitz, Türkiye’nin AK Parti dönemindeki dış politikasının çok daha farklı, canlı ve aktif olduğunu söyledi.
Türkiye ile İran arasında artan ilişkilere ve Türk hükümetinin İran ile Batı arasında arabulucu rolüne değinen Abramowitz, Türkiye’nin, İran konusunda BM Güvenlik Konseyi’nin önüne gelecek olası bir yaptırım tasarısında “ç ekimser” oy kullanacağı tahminini ve “İran’ın nükleer müzakereleri devam ettirmek ve suları bulandırmak için Türkiye’yi kullandığı” iddiasını dile getirdi.
İsrail ile Türkiye arasında son dönemlerde yaşanan gerginliğe de değinen Abramowitz, bu durumun ABD’deki birçok muhafazakar kesimi ve Amerikan Yahudi toplumundaki Türkiye’nin güçlü destekçilerini kızdırdığını belirtti.
Türkiye’nin İran’daki seçim sonuçlarına yaklaşımını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’e yönelik tutumu ve Darfur’a ilişkin sözleri ile Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendirmesini örnek veren Abramowitz, Türkiye’nin bu tür davranışlarının “Ankara’nın Batıdaki duruşuna zarar verdiği” yorumunda bulundu.
Türkiye-Rusya ilişkilerine de değinen Abramowitz, “ilişkilerdeki en önemli gelişmenin, Türkiye’nin enerji konusunda Rusya’ya büyük oranda bağımlılığı” olduğunu iddia ederek, bu durumun Rusya’yı, Türkiye’nin ABD ile olan ticaretinin çok üstünde, Ankara’nın önemli bir ticaret ortağı haline getirdiğini belirtti.
Abramowitz, Türkiye-ABD ilişkilerinde, 1915 yılı olaylarına ilişkin Ermeni tasarısının en acil sorun olduğunu ifade etti.
Tasarının istinasız Mart aylarında Kongre’nin gündemine geldiğini hatırlatan Abramowitz, bütün Türk hükümetlerinin tasarının kabulünün ilişkilere vereceği zarara dair uyarılarda bulunarak, tasarının Kongre’den geçmesini şu ana kadar engellediğini, Amerikan yönetimlerinin de ulusal güvenlik sebepleriyle her zaman tasarıya karşı mücadele ettiğini anımsattı.
Abramowitz, ancak bu yıl Başkan Obama’nın devreye girmemesi halinde, tasarının Kongre’den geçmesinin muhtemel olduğunu söyledi.
Obama’nın başkanlık kampanyası sırasında 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelediğine dikkati çeken Abramowitz, ABD yönetiminin, biraz da Ermeni tasarılarından artık “kurtulmak” için, Türkiye ile Ermenistan arasında sınırların açılması ve normal ilişkilerin kurulmasını öngören protokoller için çok çalıştığını kaydetti.
Abramowitz, “ancak TBMM’nin protokolleri onaylama sürecinin kesintiye uğramış vaziyette olduğunu, bu nedenle protokollerin, tasarı Kongre’ye gelmeden onaylanmasına yönelik umutların azaldığını” belirtti.
Abramowitz, “Türkiye ile ABD arasındaki yakın ilişkinin gelecek dönemde de devam edeceğini, ancak önümüzdeki birkaç yılda zorluklar da yaşanabileceğ ini” savundu.
ABD’nin Irak’tan çekilme şeklinin Türkiye için kritik bir konu olduğunu ifade eden Abramowitz, ABD-Türkiye ilişkilerinin Irak ve İran konularıyla test edileceği görüşünü de dile getirdi.
İç gündem konularına da değinen Abramowitz, Türkiye’nin günden güne değiştiğini, Türkiye’yi her yıl ziyaret ettiğinde gelişmeleri takip etmekte zorlandığını söyledi.
Abramowitz, Türkiye’nin kendisinin Ankara’da olduğu 20 yıl öncesine göre çok daha enerjik ve açık hale geldiğini, Kürt meselesi ve 1915 yılı olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları gibi bazı konularda hassasiyet devam etse de, bunların şimdi artık açıkça tartışılabildiğine dikkati çekti.
“Ordunun Türkiye’de hâlâ en saygın kurum olmasına rağmen ciddi eleştirilere tabi olduğunu” belirten Abramowitz, “Orduyla ilgili sırlara dair sürekli haber yapan Taraf gazetesinin editörleri, 10 yıl önce olsaydı ömür boyu hapis cezasına çarptırılırlardı” yorumunda bulundu.
Abramowitz, Türkiye’de son günlerde yaşananların, sorunun “siyasi mi adli mi” olduğu sorularına yol açtığını ifade ederek, “Buradan, tüm bunların nereye gittiği net değil, ama modern Türk tarihinde sıra dışı bir dönem olduğu görülüyor” diye konuştu.
Morton Abramowitz, konuşmasında, Türkiye’deki kutuplaşmanın son bir haftada yaşananlarla daha da derinleşeceği, erken seçim ve koalisyon hükümeti olasılığı görüşlerine de yer verdi.
Öte yandan, “AB’ye katılım koşullarını yerine getirmede kat edilmesi gereken uzun bir yol bulunduğunu” belirten Abramowitz, yine de yıllık yüzde 5-6 civarında büyüme kaydetmesi durumunda, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılın sonunda AB’ye girebileceğine inandığını ifade etti.
Abramowitz, Türkiye’nin büyüme oranını sürdürmesi ve kutupla şmanın üstesinden gelerek gerekli reformları hayata geçirmesinin, AB’ye katılımı, Batının önemli bir üyesi ve uluslararası alanda çok daha etkili bir oyuncu olabilmesi açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.
AA
01.03.2010
Akgün Medya