| TÜRKİYE ile Ermenistan arasındaki sınır 1993`ten beri kapalı. Ankara , Ermenistan `ın Azerbaycan ile savaşıp Karabağ `ı işgal etmesinden sonra, Erivan ile tüm ilişkilerini kesmişti. Dolayısıyla o tarihten beri, iki ülke arasındaki sınır kapalı tutuluyor, direkt herhangi bir temas ve ticaret yapılamıyor.
Ama Erivan `daki dükkanlarda bol miktarda Türk malı bulmak mümkün. Bunlar dolaylı olarak, Gürcistan yoluyla Ermenistan `a ulaşıyor.
Sınırın açılması ve ilişkilerin normalleştirilmesi konusu, zaman zaman -hükümetlerin değilse bile, sivil toplum kuruluşlarının- gündemine geliyor.
Geçen ocak ayında Türk ve Ermeni akademisyen ve aydınlarının katıldığı `Türkiye -Ermenistan sınırının açılmasının ekonomik ve sosyal sonuçları` başlıklı bir konferansta bu konu enine boyuna tartışılmıştı. Konferanstan sonra yapılan araştırmaların sonuçları dün, İstanbul `da ARI Hareketi ile Uluslararası Ermeni Siyasi Araştırma Grubu `nun (AIPRG) birlikte düzenlediği bir toplantıda ele alındı.
Toplantıda daha çok sınırın açılmasının `ekonomik yararları` üzerinde duruldu, ancak şimdiye kadar ilişkilerin normalleştirilmesini engelleyen `siyasal faktörler` de tartışıldı…
Karşılıklı kazanç
Tabii ki, iki komşu ülke arasındaki sınır açılırsa, bundan iki taraf da kazançlı çıkacak: Ticaret , ulaşım, yatırım, turizm vs. alanlarında bir hareket olacak, ekonomi bundan yararlanacak…
Aslında bunun daha çok Ermenistan `ın lehinde olacağı açık: Nitekim sınırın kapalı kalması, Türkiye `den fazla, ekonomisi zayıf olan Ermenistan `ın zararına oluyor. Ancak Ermenistan `dan gelen konuşmacılara ve sunulan raporlara göre, Ermenistan ekonomisi son zamanlarda hızlı bir gelişme gösteriyor, Erivan komşuları ve Avrupa ile ticaretini artırıyor, Gürcistan ve İran `a elektrik satıyor, vs… AIPRG`den araştırmacı Mher Beghramyan`a göre Ermenistan bu duruma kendisini ayarlamış ve alıştırmıştır. Nitekim Türkiye `nin uyguladığı yaptırımlara rağmen, ülke ekonomisi gelişiyor.
Bu bakımdan, Türkiye `nin sınırı kapalı tutmakla Erivan üzerinde uyguladığı baskının -örneğin Ermenistan `ın Karabağ politikasında ve Bakü `ye karşı tavrında- bir değişiklik yarattığı söylenemez.
Ankara `nın sınırı açmaması olayına tamamen `ekonomik zarar veya zarar` açısından bakmak yanlıştır. Türkiye `nin bu kararındaki ısrarının esas nedeni siyasidir ve bunu da ekonomik mülahazalardan ayırmak da mümkün değildir.
Daha açık bir ifadeyle, Türkiye `yi şimdiye kadar Ermenistan `a karşı politikasını değiştirmemeye sevk eden iki sebep var: Birincisi, Erivan `ın Karabağ konusundaki uzlaşmaz politikası, ikincisi de Ermeni soykırımı başta olmak üzere Ankara ile uyuşmazlıklarıyla ilgili tavrıdır.
Denge politikası
Ankara `nın politikası, Erivan bu konularda tutum değiştirmedikçe, `normalleşme`ye gitmemektir. Erivan ise, sınırın açılmasını bu sorunlarla irtibatlandırmayı kabul etmiyor; önce sınırın açılmasını, sonra da diğer meselelerin ele alınmasını istiyor. Geçen haziranda İstanbul `daki Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ ) zirvesine gelen Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan `Sınır açılırsa, soykırım meselesi için konferans önerisi görüşülebilir` mesajını vermişti…
Aslında bu karışık denklemi çözmenin yolu, yaratıcı bir diplomasiyle, masaya oturup tüm konuları kapsayan bir diyaloğun başlatılmasıdır. Böyle bir dengenin kurulması, her iki ülkeye de, sadece ekonomik değil, siyasal alanda da yarar sağlayacaktır.
SAMİ KOHEN
2007-09-19 05:05:02 Milliyet
News Source: Milliyet |