|

ABD’deki Türk ve Ermeni lobilerinden ortak girişim
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasında “barış için ekonomi” seçeneğini gündeme getirdi. ABD’nin daha önce Ürdün ve İsrail arasında gerçekleştirdiği “Nitelikli Sanayi Bölgeleri (NSB)” projesinin Türkiye ve Ermenistan arasında hayata geçirilmesi için düğmeye basıldı.
Daha önce iki kavgalı devlet olan Ürdün ve İsrail arasında denenen ve başarılı olan NSB, iki ülkenin ortak ürettiği ürünlerin ABD’ye gümrüksüz ve vergisiz girmesinin yolunu açıyor. Böylelikle “gerilimli” iki ülkenin ticaret yolu ile yakınlaşması sağlanıyor. Ancak ABD’nin böyle bir girişimde bulunması için ABD Kongresi’nde özel kanun çıkarılması gerekiyor. Faaliyetlerini 1997’den beri “gayriresmi” olarak yürüten Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi’nin (TABDC), ABD Kongresi’ndeki Ermeni ve Türk lobilerinin başkanları ile görüşerek “Türkiye-Ermenistan Nitelikli Sanayi Bölgesi”nin oluşturulması için yürüttüğü çalışmalar hız kazandı.
Gül’ün ziyareti dengeleri değiştirdi
Konsey Başkanı Kaan Soyak, Abdullah Gül’ün Erivan ziyaretinin her iki ülkenin de işadamlarını çok umutlandırdığını belirterek “ABD Kongresi’ndeki Ermeni-Amerikan Dostluk Grubu ve Türk-Amerikan Dostluk Grubu ile ayrı ayrı görüşmelerimiz oldu. Bu iki grubun toplamı, Kongre’de çoğunluğu sağlamaya yetiyor. Yani taraflar ikna edilebilirse çok rahatlıkla Amerikan Kongresi’nden bu karar geçirilebilir” dedi. Geçmişte hükümet ile de NSB projesini hayata geçirmek için temasta bulunduklarını dile getiren Soyak, “O dönem siyasi durum el vermediği için bu konuda çalışma izni çıkmamıştı. Azerbaycan da bu çalışmalara engel oluyordu. Ne zaman tekstille ilgili çalışmalara başlasak, karşımıza bir engel çıkartılıyordu. Şimdi Gül’ün ziyareti ile durum değişti” şeklinde konuştu.
Türk ihracatçıları tepkiden korkuyor
Soyak, bugüne kadar Türkiye’deki bazı önemli markaların Ermenistan ile ticaret yapmak için girişimlerde bulunduğunu, ancak siyasi durum nedeniyle bu çabaların sonuca ulaşamadığını söyledi. Şu anda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 150 milyon dolar düzeyinde olduğuna dikkat çeken Soyak, “Bu ticaretin yüzde 90’dan fazlasını Türk şirketleri gerçekleştiriyor. Ancak mallarını Gürcistan üzerinden Ermenistan’a sokan şirketler, hâlâ Türkiye kamuoyundan gelecek tepkileri kestiremiyor. Mesela bir seramik firmamız Ermenistan’a her ay 200 konteynir mal yolluyor. Ancak gelecek tepkilerden çekindiği için bunu saklıyor” dedi.
Tüm kesimler destek veriyor
New York’ta tekstil pazarlama danışmanı olarak görev yapan Amerika-Türkiye-Ermenistan İş Konseyi Eşbaşkanı Krikor Salbashian da Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesinde Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan açılımının tarihi bir önem taşıdığını kaydetti. Kayserili bir Ermeni olan Salbashian, ABD’de önemli Kongre üyeleri ve ABD yönetiminin “hatırı sayılır” isimleri ile bir araya geldiklerini vurgulayarak “Görüştüğümüz tüm kesimler ABD, Türkiye ve Ermenistan ortaklığında kurulacak bir NSB projesine destek veriyor. Hem Ermeni hem de Türk lobileri ekonominin siyasal farklılıkları yumuşatacağını düşünüyor. İhtiyacımız olan tek şey, iki ülke arasındaki sınırların bir an önce açılması” diye konuştu.
Yeni bir tekstil üssü doğabilir
Türkiye’nin bölgesinde çok ciddi bir tekstil potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Salbashian, Ermenistan’ın da SSCB döneminde “tekstil üssü” olduğunu kaydetti. Salbashian, “Türkiye’nin tekstildeki teknoloji ve deneyimini, Ermenistan’ın kalifiye işgücü ile birleştirirsek, Avrasya bölgesinde harikalar yaratacak yeni bir tekstil merkezi kurulabilir” değerlendirmesinde bulundu. NSB’lerin daha önce Ortadoğu’da İsrail ve Ürdün arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde çok faydalı olduğunu hatırlatan Salbashian, “İki ülke arasındaki sınırların açılması tabii ki siyasi bir konu. ABD, müttefiki olan ülkeler arasındaki sınırların kapalı olmasını istemiyor. Sınırlar açılırsa, ABD bölgeye büyük oranda maddi yardım yapabilir. Çünkü yıllardır çözmek istedikleri bir konuda başarı kazanmış olacaklar” dedi.
İlişkiler düzelirse ABD ‘teşvik’ verir
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Danışmanı emekli Büyükelçi Temel İskit ise ABD Kongresi’nde yürütülen “barış için ekonomi” lobisinin desteklenmesi gerektiğini belirterek “Erivan ziyaretinin ve BM nezdinde ikili görüşmelerin mutlaka sınırların açılmasına vesile olacağını düşünüyorum. Zaten bu temasların arkası gelmezse, iki ülke arasındaki durum tam bir boşluğa düşer” dedi. Küresel oyuncuların Türkiye ile Ermenistan arasında istikrarlı bir ilişki kurmak için gerekli ortamı hazırlamaya başladığını ifade eden İskit, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde diplomatik ilişkilerle birlikte sınırların açılacağını son derece olası görüyorum. Böyle bir şey olunca da ABD’nin bunu nitelikli sanayi bölgeleri gibi projelerle teşvik etmesi de çok doğal olacaktır. ABD her zaman için Ermenistan’ın Türkiye’ye yaklaşmasını ve Rusya etkisinden kurtulmasını ister. Bu yüzden sınırlar açılır açılmaz böyle bir projeye tam destek verecektir.”
‘Diyaspora turizmi’ Doğu’yu kalkındırabilir
Türkiye ile Ermenistan arasındaki “buzları kırmak” için hayata geçirilmesi planlanan bir diğer proje ise “diyaspora turizmi”. Dünyada Ermenistan dışında yaşayan 6 milyon Ermeni bulunuyor. Türkiye’ye mesafeli tavırları ile bilinen diyaspora Ermenileri, uzun yıllardır Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki kentlere turlar düzenlemek istiyorlar. 20. yüzyılın başlarında yaşadıkları köyleri ve şehirleri ziyaret etmek isteyen Ermenilerin, sınırların açılması halinde Doğu’ya turizm çıkarması yapması bekleniyor. Kaan Soyak, “Her yıl 200 bin kişi dünyanın farklı yerlerinden Ermenistan’a geliyor. Bunların neredeyse tamamının gönlünde Türkiye’ye geçmek ve bir zamanlar yaşadıkları toprakları ziyaret etmek var. Önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerin daha da yumuşaması, diyaspora Ermenilerinin doğu gezileri yapmasının da yolunu açacak” dedi.
Ürdün-İsrail projesi ihracatı 10 kat artırdı
ABD’nin Ortadoğu’daki barışı temin etmek ve ticari işbirliğini artırmak amaçlarıyla gündeme getirdiği ve bölgede kendisine destek olan, yandaş kabul ettiği ülkeler için üretilmiş bir proje olan Nitelikli Sanayi Bölgeleri (Qualifying Industrial Zones), iki ülkenin ortak ürettiği ürünlerin ABD’ye gümrüksüz ve vergisiz girmesinin yolunu açıyor. Bu da ABD’ye ihraç edilecek ürünlerde yaklaşık yüzde 30’luk bir vergi avantajı sağlıyor. Proje, öncelikle 1996’da Mısır ve Ürdün için gündeme geldi. Mısır’ın İsrail ile olan ilişkilerindeki tutumu, Arap Birliği projesindeki tavrı, zamanında Mısır’ın Nitelikli Sanayi Bölgeleri projesini uygulamasına imkân vermedi ve proje Ürdün’e nasip oldu. Ürdün, kurulan Nitelikli Sanayi Bölgesi ile Amerika’ya olan ihracatını geçen yıllarda ciddi biçimde artırdı. Ürdün’de 1999’dan bu yana 11 nitelikli sanayi bölgesi kuruldu. Bu dönemde Ürdün’ün ihracatı yaklaşık 10 kat artarak, 31 milyon dolardan 250 milyon dolara yükseldi.
İsrail ile Ürdün arasında denenen ve başarılı olan ‘Nitelikli Sanayi Bölgesi’ projesinin benzerinin Türkiye ile Ermenistan arasında hayata geçirilmesi…
( KB)
Referans Gazetesi |