Home » News » Düş Kırıklığı Gecesi

Düş Kırıklığı Gecesi

Düş Kırıklığı Gecesi

ÖNCEKİ gece, Hürriyet’in manşetini değiştirme konusunda epey tereddüt ettim.

Bir yerde yemekteydim.

Ankara büromuzdan Uğur Ergan uyardı.

AZERİLER GİRMEDİ

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde, KKTC için yapılan oylamaya Azeri milletvekilleri katılmamış.

O an hissettiğim düş kırıklığını anlatmak kolay değil.

Dün Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi sevgili dostum Mehmet Nevruzoğlu Aliyev aradı.

Hürriyet’in manşeti onu çok üzmüş.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de çok üzüldüğünü anlattı. Üstelik Cumhurbaşkanı’nın o saatte daveti yokmuş.

Ancak Büyükelçi bir noktaya da dikkatimizi çekiyor.

‘Bizim milletvekilleri bu oylama hakkında yeterince bilgi sahibi edilmemiş. Ayrıca Gürcü milletvekillerine de bir şey söylenmemiş. İyi bir çalışma yapılsaydı mutlaka girip oy verirlerdi’ diyor.

Bütün bunlar için diyeceğim bir şey yok. Ancak Büyükelçi şöyle devam ediyor:

‘Bizim milletvekilleri girseydi de sonuç değişmeyecekti.’

Bu gerekçe beni hiç tatmin etmiyor.

Çünkü Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin şu an manevi desteğe de ihtiyacı var.

Oylama kazanılmasa bile o desteği hissetmek istiyoruz.

Gerekçe ne olursa olsun Türkiye önceki akşam bir düş kırıklığı yaşadı.

Çünkü Türkiye, bütün dünyayı karşısına alma pahasına Azerbaycan’la dayanışmasını sürdürüyor.

Ermenistan’la sınır kapısının açılıp ambargonun kaldırılması konusu bütün canlılığı ile önümüzde duruyor.

Bu kapının açılmasını sadece Batı dünyası istemiyor.

Aynı zamanda, Ermenistan sınırına yakın bölgelerdeki bazı Türk şehirlerinde de aynı arzu var.

ERMENİSTAN KAPISI

Yani sadece bu açıdan baktığımız zaman, bu kapının açılması hem siyasi hem de ekonomik açıdan Türkiye’nin menfaatinedir.

Üstelik her geçen gün Ermenistan’a uygulanan amgargoyu savunmak güçleşiyor.

Şimdi Türkiye’yi daha da zor durumda bırakan yeni bir gelişme var.

DAYANIŞMA DUYGUSU

Türkiye, bütün dünyada KKTC’ye uygulanan ambargonun kaldırılması için mücadele veriyor.

Amacımız Kıbrıs’ın Türk halkının boğazını sıkan bu sorunu çözmek.

Peki ama bunu isteyen Türkiye, Ermenistan’a karşı uygulanan ambargoyu nasıl savunacak?

Birileri çıkıp, ‘Kardeşim siz işinize geldiğinde ambargoların kaldırılmasını, işinize geldiği zaman uygulanmasını savunuyorsunuz. Böyle çifte standart olur mu’ derse inandırıcı bir cevap verebilir miyiz?

Ama Türkiye bütün bunlara rağmen, sırf Azerbaycan’la dayanışması nedeniyle kapıyı açmıyor.

Bu ikilemi yaşayan bir halk, tarihinin en kritik oylamalarından birinde en güvendiği dostundan beklediği dayanışmayı göremezse ne yapar?

Bir ay önce 30’a yakın Azerbaycanlı gazeteci, Türkiye’ye gelip Doğu illerinde Ermenistan kapısının açılmaması için toplantılar düzenlediler.

Üzerlerinde ‘Kapının açılmasına hayır’ tişörtleriyle gösteriler yaptılar.

Bizler de onları destekleyen haberler, yazılar yayınladık.

Şimdi bizden kapının açılmamasını isteyen gazetecilerden ve Azeri basınından bir beklentimiz var.

Onlardan, oylamaya katılmayan milletvekillerine bunun hesabını sormalarını bekliyoruz.

Aynı davranışı meclis başkanından ve siyasi parti genel başkanlarından da bekliyoruz.

Çünkü şu kahredici şüpheyi kafamızdan silmemiz gerekir:

Bu davranış basit bir ihmal midir, yoksa Azeri siyasi kurumlarının iradesi mi?

Samimi söyleyeyim, ben bu yazıyı yazdığım ana kadar bu sorunun samimi bir cevabını bulmuş değilim.

MENFAAT VE KARDEŞLİK

Kimbilir, belki de bu sorunun gerçek cevabını alabilmek için bunun kadar kritik ve hayati öneme sahip ikinci bir oylamayı beklememiz gerekecek.

Bu cevabı almadığımız sürece de kafamızdan şu inancı atamayacağız:

Demek ki uluslararası ilişkilerde menfaatler, kardeşlikten önce geliyormuş.

Ertuğrul Özkök

1 Mayıs 2004

News Source: Hurriyet

01.05.2004

Leave a Comment

*

Copyright © 2026 Tabdc.Org Sitemizdeki İçeriklerin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz. Akgün Medya

Scroll to top